Öğrenmeyi nasıl öğreniriz?

Başarıya ulaşmak için çalışmak elbette gereklidir. Ancak ne sadece tek başına çalışmak ne de çok fazla çalışmak başarı için tam anlamıyla yeterli değildir. Önemli olan çok gayret harcamak değil, doğru şekilde gayret sarf etmektir. Özellikle tüm öğrenciler için sorulması gereken ilk soru ‘öğrenmeyi nasıl öğreniriz?’ olmalıdır.

Öğrenme nedir?

Öğrenme, bilgiyi anlama, kaydetme, hatırlama ve kullanma sürecidir. Öğrenme sürecinde kişi aktiftir. Öğrenme kişinin yoğun bir çaba sonucunda ortaya çıkan bir süreçtir.

Öğrenme süreci nasıl olmalıdır?

Öğrenme süreci, bilginin duyularımız vasıtasıyla algılanıp, kısa vadeli hafızaya atılması ile başlar. Kısa süreli hafızamızdaki bilgiler, düzenli ve aralıklı tekrar yapma ile uzun vadeli hafızamıza aktarılır. Ondan sonra, kullanılması ile birlikte öğrenme gerçekleşmiş olur. Tekrar yapılmayan, öğrenilmiş bilgi; kısa süre sonra, kısa vadeli hafızamızdan da silinir. Sonuç olarak, öğrenmek için harcadığımız çabanın sıfırla çarpılması ortaya çıkar. Burada altını ısrarla çizmemiz gereken yer; tekrar yapmanın bilgi için kaçınılmaz olmasıdır.

Hafıza ve tekrarlama

Hafızayı güçlendirmek için belli aralıklarla tekrar yapmak gereklidir. Öğrenilen bilgiler, aynı gün içinde tekrar edilmelidir. Araştırmalara göre, tekrar edilmeyen bilginin çok önemli bir kısmı aynı gün içinde unutulmaktadır. Bilgiyi öğrendiğimiz andan sonraki ilk yirmi dört saat içinde tekrar etmek de hafızamızı güçlendirebilir. Bir hafta ya da bir ay sonra yapılacak küçük tekrarlar, bilginin kalıcı hafızaya aktarılmasına yardımcı olur.

Öğrenme tutumları

Öğrenme süreci, öğrenme tutumlarının kontrol altına alınmasıyla başarılı çalışır. Öğrenme tutumu, öğrencilerin kavrama durumlarını fazlasıyla etki altına almaktadır. Temel olarak üç çeşit öğrenme tutumundan söz edebiliriz. Bütün öğrenciler, bu öğrenme tutumlarından birisine dâhildir. Bir öğrencinin, bu üç gruptan birinden çıkması çalışmasına bağlı olarak değişmektedir. Öğrencinin çabasına bağlı olarak, gruplar arasında geçiş mümkün olmaktadır.

1. Öğrenmeye odaklanma: Bu tutuma sahip öğrencilerin belirgin özelliklerini şöyle sıralamak mümkün; başarılı olmama korkuları yoktur, motivasyonları yüksektir, kendilerine güvenleri tamdır, çalışma stratejileri kullanırlar, planlı çalışma konusunda özenlidirler.

2. Başarısızlıktan kaçınma: Bu tutuma sahip öğrencilerin öne çıkan özelliklerini de şöyle sıralayabiliriz; Başarılı olamama korkusu hâkimdir, Motivasyonları azdır, başarısızlığı ya kendi yeteneksizliklerine ya da dersin zorluğuna bağlarlar, etkili ders çalışma teknikleri kullanmazlar, amacı öğrenmeden çok ders geçmektir, tekrar edilmeyen ezber sürecine girerler ancak kısa sürede unuturlar.

3. Başarısızlığı etme: Üçüncü ve son öğrenme tutumunda olan öğrencilerin işi, diğerlerine nazaran daha zor gibi duruyor. Özellikleri şöyle; Başarısızlığı kaçınılmaz görürler, ders çalışma ya da motivasyon düzeyleri sıfıra yakınıdır, sürekli desteğe ihtiyaçları vardır, başarılı olmak için çaba göstermezler, ders dışı etkinliklere daha fazla zaman ayırırlar.

Düşünen adam

Öğrenmeye karşı olumsuz tutum nasıl değişir?

Öncelikle motivasyonunuzu yükseltmeniz gerekir. Bunun için de en iyi kaynak kişinin kendisidir. Kendi kendinize çeşitli motivasyon kaynakları bulabilirsiniz. Her şeyden önce, öğrendiklerinizi sizin için anlamlı kılmaya çalışın. Okulda öğrenilen dersleri, anlamsız olarak gördüğünüz sürece, başarıya kapalı kalacaksınız demektir. Her türlü dersi çalışırken, gösterdiğiniz çabanın gelecekteki mutluluğunuzla yakından alakalı olduğunu iyi anlamaya çalışın. Ders çalışmayı başarılması gereken bir iş ya da çözülmesi gereken bir problem olarak görürseniz, ders çalışmak daha zevkli hale gelebilir. Öğrenmeye çalıştığınız metnin ihtiyacınız olduğunu düşünün. Futbol gazetesi okurken neden sıkılmadığınız üzerine iyi düşünmeniz gerekir. Aynı şekilde sayfalarca yazı okuyorsunuz, yeni şeyler öğreniyorsunuz… Ve bütün bunları isteyerek, üstelik sıkılmadan yapıyorsunuz. Ama başka bir metinde sıkılabiliyor, algınızı toplayamıyorsunuz.

Kısaca söylemek gerekirse, motivasyonu artırmada en önemli etken ders çalışmaya yönelik düşüncelerinizi olumsuzdan olumluya yöneltmenizdir.

Verimli ders çalışma ilkeleri

Çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması gerekir. Bu öğrenmeyi daha fazla kolaylaştırır ve çalışmak için ayrılan zamandan daha fazla verim elde edilmesini sağlar.

Çalışma mekânı nasıl olmalıdır?düşünen bayan

Çalışma masası sadece çalışmak içindir. Odanız ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı ve iyi havalandırılmalıdır. Ders çalışma masasının yüksekliği, kişinin boyuna göre ayarlanmalı ve masanın üzerinde çalışma konusuyla ilgisi olmayan nesneler olmamalıdır. Ders çalışma ortamında, duvarlarda bulunan posterler, afiş ve benzeri resimler dikkati dağıtır, verimi düşürür. Ayrıca, çalışma esnasında kesinlikle müzik dinlenmemelidir.

Çevresel faktörler, çalışma disiplinini temelden etkiler. Konsantrasyonu toplamak için çevresel faktörlerin kontrol altına alınabileceği bir çalışma ortamı verimi artırır.

Mümkün olduğu kadar, her gün aynı mekânda çalışmak, ders çalışmayı kolaylaştırır ve dikkati keskinleştirir.

Çalışma planı hazırlamak şarttır!

Öğrenmeyi etkili hale getirmek için çalışma planı yapmak şarttır. Çalışma öncesi hazırlanan bir çalışma programı, zamanın etkili şekilde kullanılması başta olmak üzere, güven ve motivasyonun artmasını da sağlar. Çalışma programı, kişiye özgüdür. Sadece belli saatlerde çalışma, belli saatlerde mola vermek üzerine yapılan bir program, uygun bir program kabul edilmez.

Çalışma planı hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler

*İlgilerinizi, yeteneklerinizi ve ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurun.

*Derslerle sosyal etkinlikler arasında mantıklı bir denge kurun.

*Kendinize mutlaka her hafta serbest zaman ayırın.

*Planlarınızı geniş kapsamlı, küçük aşamalar şeklinde yapın.

*Mümkün olduğunca, günü aynı saatlerini ders çalışmaya ayırın.

*Uyku ihtiyacınızı ihmal etmeyin.

*Planlarınızı objektif yapmaya ve objektif değerlendirmeye çalışın.

*Plana uyma konusunda kararlı davranmaya çalışın.

*İhtiyaç duyduğunuz takdirde planlarınızı güncelleyin.

Kaynak: http://www.milligazete.com.tr/haber/ogrenmeyi-nasil-ogreniriz-140700.htm