“GÜL”LERE “GÜL”MELİ “GÜL”ÜMSEMEK GEREKİNCE

Önceleri yalnız kalmayı düşündüm, odanın bana ait kısmında. Bir battaniyenin altında günlerce uyumayı da düşündüm. Bir sabah hiç kalkmamayı da. Ama her şeye rağmen yaşadım. Sabah kahvaltılarını özlemiştim. Yalnız başıma dinlediğim radyo haberlerinden sonra hayat biraz daha kısalıyor. Aslında bilmeni istediğim bir şey var. Bir his. Yalnızlık….

Sanırsın ki paragraf başında yeni bir hayat başlayacak. “Ama”larla kurulu bir cümlede yeni hayatlara hep yeni bahaneler takılır bilesin. Bir “Gül” olmalıydı belki de soldurmayı başaramayacağım. Bilirsin ki hayat yaşandıkça değersizleşir. Aynı sevdiklerimize çok kızmamız gibi ve senden nefret ediyorum. Aynı sevdiklerimizden nefret ettiğimiz gibi.  Aslında bilmeni istediğim bir şey var. Bir his. Özlem….

Dün akşam yalnız başıma içerken çayımı, masanın öbür ucundaki bardak ilişti gözüme. Unutmuşum onu doldurmayı. Loş bir ışıkta belki de görmemiştim. Ya da engel olmuştur belki birkaç damla gözyaşı. İçimdeki buruklukla tarif etmeliyim boşluğu. Bir tanım yapmalıyım “A B’dir” şeklinde. “Sen Ben’sin” şeklinde. Kitaplara geçirmeli bu tanım ve ezberletmeli tüm öğrencilere. Öğrenmemeliler her şeyi. Bilmek istemeseler de. Aslında bilmeni istediğim bir şey var. Bir his. Sevmek

Bir yıldız kaymıştı o akşam gözlerimden. Ya kalbimden kayan yıldız nerelerde şimdi. İçimden geçip kalbime inen yıldız. Bir “Gül”e taç yapılabilecek bir yıldız. En güzel güle gönülsüzce verilecek bir yıldız. Çelişkilerle dolu bir hayatta ne kadar tutarsızca yaşıyoruz. Biliyorum nedeni yok yazdıklarımın ama yine de yazıyorum. Telefonun tuşlarına basıyorum. Bir ses “Neden aradınız?” diyor. Sebebi yok işte. Aradım. Ne özlediğim için ne yalnız olduğum için ne de sevdiğim için. Sadece aradım.  Aslında bilmeni istediğim bir şey var. Bir his. Çaresizlik

… ve  işte sona geldim. Penceremden son kez bakıyorum. Son kez kapımın çalmasını istiyorum. Son kez görmek ve ölmek.  Rüzgarın fısıltısını, yağmurun şırıltısını, sesimin hırıltısını son kez duymak. Sonsuza dek hissetmek ve gitmek. Giderken son kez elveda demek. Zaten ayrılıklar bir kere olmalı ve gerçekten vedalara verilmeli eller. Son kez hoşça kal denmeli ve sonsuza kadar hoşça kalınmalı. Aslında bilmeni istediğim bir şey var. Bir sevda. Ama anlayamayacağını düşünerek cümlelere döküyorum: “Seni Seviyorum”