Orada Durma…

DURMA ORADA, ORASI SEVDALARIN GÖMÜLDÜĞÜ YER

 Durma, olduğun yerde durma. Orası bir sevdanın bırakılıp gidildiği yerdir. Orada durma. Ellerini çek çiçeklerin üzerinden. Özlem sana söylüyorum. Orada durma. Bir kitap aralığında yaşanan bir öykü bu. Bir sevdada kaybolan bir masal bu.

Önce sevdalar kayboldu hayatımızdan. Sonra sevdalara dair şarkılar. Melodilerde gizliydi özlemler ama sen yine de orada durma. Bir akşamüstü karanlığında saklı çoğu günahlar ve ahlar vahlar. Bir hıçkırık düğümlenirken boğazlara. Çek ayaklarını ve yürü git, basmadan sevdalar. Yürü git, özlem dolu karanlıklara.

 Gerçeği söylemek gerekirse, bir can kırıklığıdır yaşadıklarımız. Bir fırtınalı kan davası. Bir güneşin yakıcı gölgesinde yaşananlar kadar ağırdır. Bir cehennem sıcaklığı tenlerde. Bir cennet ferahlığı yüreklerde. Yine de çek ellerini yüzlerden. Orada durma. Sürünerek de olsa git vedalara.

 Bir rüzgardır kıran dalı. Denizde bir fırtınadır gemilere yol veren. Bir ıslık sesidir, bir yere ulaşan. Bir fısıltıdır bir hayatı kısaca özetleyen. Bir veda anıdır sevdayı en iyi özetleyen. Söz ver ve sakın çiğneyip gitme sevdaları. Gitmesen bile kalma. Artık dayanmaz yürekler terk edip gelenlerin son sahnedeki gülücüklerine.

Ses ver. El ver. Söz ver. Ama alma giderken bir çay içimi göz göze gelişleri. Bir an gibi gelen ve bir an gibi giden birliktelikleri. Bir satır arasında, bir parantez boşluğunda, bir tırnak aralığında söz ver. Orası sevdaların gömüldüğü yer. Orada durma. Oraya basma. Oradaki çiçekleri kopartma. Bir dua oku. En iyi bildiklerinden olsun. Bir gözyaşı akıt. En derinden olsun ama orada durma.

Şimdi kaldır kafanı gökyüzüne. Yıldızları say. Saydığın her yıldızı kopart. Kanamalar başlayınca gökyüzünde orada durma. “Ben bir şey yapmadım” duruşuyla durma. Masumca gülme. Gülerken arkanda saklanan şeytanları salma. Karanlıklara sığınma. Ama önce orada durma. Git. Zil çaldı. Ders bitti. Uzunca bir teneffüs arası şimdi. Dolaş dünya denilen bahçede. Ve sakın görünme gözlerime ve sakın  orada durma.